MAN Truck & Bus, elektrikli mobilite stratejisi kapsamında önemli bir adım atarak MAN Lion’s City E modelinin seri üretimine Ankara fabrikasında başladı. Bu gelişme, markanın sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda attığı en kritik adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Elektrikli şehir otobüsü MAN Lion’s City E’nin Ankara’daki üretim hattından çıkmaya başlaması, Türkiye’nin de küresel e-mobilite dönüşümünde daha güçlü bir rol üstlenmesini sağlıyor. İlk teslimatların yıl sonuna kadar gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Ankara, Elektrikli Otobüs Üretim Üssü Oluyor
MAN Lion’s City E üretiminin Ankara’da başlamasıyla birlikte Türkiye, markanın elektrikli otobüs üretimi gerçekleştirdiği üçüncü merkez haline geldi. Polonya’daki Starachowice ve Güney Afrika’daki Olifantsfontein tesislerinin ardından Ankara da bu küresel üretim ağında kritik bir konuma ulaştı.
Bu stratejik hamle, artan elektrikli otobüs talebine daha hızlı yanıt verilmesini sağlarken, aynı zamanda üretim kapasitesinin küresel ölçekte dengeli şekilde dağıtılmasına katkı sunuyor.
Otomotiv sektöründeki bu dönüşümle ilgili daha fazla gelişmeye elektrikli araç yatırımları ve üretim haberleri üzerinden ulaşılabiliyor.
MAN’ın Sıfır Emisyon Stratejisinde Kritik Adım
MAN Lion’s City E üretiminin Ankara’da başlaması, markanın sürdürülebilir ulaşım vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Şirket, yalnızca otobüs segmentinde değil, aynı zamanda kamyon tarafında da elektrikli dönüşümünü hızlandırıyor.
Bu kapsamda ağır hizmet tipi elektrikli kamyon modelleri ve yeni nesil batarya teknolojileri de MAN’ın gelecek planları arasında yer alıyor. Ankara fabrikasında yapılan yatırımlar ise bu dönüşümün sahadaki en somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Modernize Edilen Fabrika, Yeni Nesil Üretim
Ankara tesisinde gerçekleştirilen altyapı yatırımlarıyla üretim hatları modernize edilirken, çalışanlar da elektrikli araç üretimine uygun şekilde yeniden eğitildi. Bu sayede fabrika, yüksek hacimli ve yüksek kaliteli üretim yapabilecek kapasiteye ulaştı.
MAN Lion’s City E’nin yanı sıra gelecekte elektrikli şehirlerarası otobüsler ve turizm taşımacılığına yönelik geliştirilen yeni modellerin de bu tesiste üretilmesi planlanıyor.
MAN Lion’s City E: Avrupa’da Kanıtlanmış Başarı
2019 yılında pazara sunulan MAN Lion’s City E, kısa sürede Avrupa’nın en başarılı elektrikli otobüs modellerinden biri haline geldi. Bugüne kadar yaklaşık 3.300 adet üretilip teslim edilen model, aktif kullanımda önemli bir performans ortaya koydu.
- Toplam 250 milyon kilometre yol
- Yaklaşık 150.000 ton CO2 tasarrufu
- Avrupa genelinde yaygın kullanım
Bu veriler, MAN Lion’s City E’nin yalnızca çevreci değil, aynı zamanda operasyonel açıdan da verimli bir çözüm sunduğunu gösteriyor.
Satış Rakamlarında Dikkat Çeken Artış
MAN’ın elektrikli araç segmentindeki büyümesi, satış rakamlarına da net şekilde yansıyor. 2025 yılında elektrikli otobüs ve kamyon satışları yüzde 168 artış göstererek 1.970 adede ulaştı.
Özellikle MAN Lion’s City E satışları, bir önceki yıla göre yüzde 118 artarak 1.300 adedin üzerine çıktı. Bu başarı, modelin pazardaki güçlü konumunu pekiştiriyor.
Geniş Ürün Gamı ile Her İhtiyaca Çözüm
MAN Lion’s City E, farklı kullanım senaryolarına hitap eden geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Bu çeşitlilik, şehir içi ve şehirlerarası taşımacılıkta esnek çözümler sağlıyor.
- 10 metrelik kompakt modeller
- 12 metrelik standart şehir otobüsleri
- 18 metrelik körüklü yüksek kapasiteli versiyonlar
- Şehirlerarası kullanıma uygun elektrikli modeller
Bu geniş ürün gamı, MAN’ın sıfır emisyonlu ulaşım çözümlerinde liderlik hedefini destekliyor.
Elektrikli Gelecek İçin Ankara’nın Rolü
MAN Lion’s City E üretiminin Ankara’da başlaması, Türkiye’nin elektrikli mobilite alanındaki konumunu güçlendiriyor. Esnek üretim yapısı sayesinde aynı hat üzerinde farklı modellerin üretilebilmesi, fabrikanın rekabet gücünü artırıyor.
Ankara’nın, MAN’ın küresel e-mobilite stratejisinde kilit bir rol üstlenmesi beklenirken, bu yatırım Türkiye otomotiv sanayisi için de önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
MAN Lion’s City E ile başlayan bu yeni dönem, sıfır emisyonlu ulaşım çözümlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor.








